18 Haziran 2013 Salı

MANİSA, Sardes Antik Kenti


Gölcük’ten sabah çıkıp Salihli’ye dağlardan aşağı doğru giderken sağıma baktığımda yükseklikten yüreğim ağzıma geldi, fakat bir kez daha anladım ki manzarayı yüksekten seyretmek manzaranın içinde olmaktan çok daha güzel.

Önce Sardes Antik Kenti'ni, Sonra Manisa’yı gezeceğiz.
1- Lidya Devleti’nin başkenti, 2- tarihte devlet güvencesinde paranın ilk basıldığı yer, 3- Karun Hazineleri, 4- İncil’ de bahsedilen yedi kiliseden birinin burada olması, Sardes Antik Kenti’nin önemini anlatıyor.

Antik Kentlerin gimnazyumlarının çok büyük alanlar üzerine ve birçok amacı kapsayacak biçimde kurulduğunu gördüm. Anadolu’daki en büyük gimnazyumlardan birisi de Sardes'de. Fotoğrafta görünen yapı eğlenmek, dinlenmek, yüzmek, masaj yaptırmak, yıkanmak ve sosyalleşmek amaçlı. Yani günümüzün spor dinlenme kompleksi diyebiliriz.
Burası da yine Sardes Antik kentindeki Artemis Tapınağı. Alttaki fotoğrafta da görünen yüksek sütunları görünce, devasa blokları nasıl üst üste koyup ayağa kaldırmışlar diye düşünüyor insan.

Artemis Tapınağı
Tapınağa yüksekten bakmak için biraz tırmandık. Eskiden bu yoldan kimler, kimler yürümüş, oralarda ne hayatlar yaşanmış kim bilir. Hayal etmeye başlayınca bir anda hayali sahneleri ete kemiğe büründürüyorum ve Sardes'in halkıyla, hu huu nasıl gidiyor anacım diye başlayıp, sizin Karun’un hazinelerinin başına neler geldi bir bilseniz diye şikayet etmek geçiyor içimden.
Lidya ülkesini yöneten son kral Kroisos’un yani Karun’un zenginliğinin sebebi, mitolojide Paktalos Deresi bugünkü adıyla Sart Deresinde yıkanarak altının uğursuzluğundan kurtulan Midas’ın döktüğü altın parçalarıymış.

Karun öldüğünde hazineleri şimdiki Güre Köyündeki tümülüslere gömülmüş.1963 yılında mezar soyguncuları Karun’un hazinelerini bulup yurt dışına kaçırmışlar. ABD’de New York Metropolitan Müzesinde sergilenirken gazeteci Özgen Acar tarafından izi bulunmuş. Bulunan eserleri Türkiye geri istemiş ve 1993 yılında altın bilezikler, kolyeler, küpeler, altın makaralar, elbise süsleri, gerdanlıklar, tabaklar, çanaklar, İçki ve koku kaplarından oluşan hazineyi almayı başararak Uşak Müzesi’ne koyulmuş. Peki, sonra ne oldu. Müze Müdürü hazinenin en değerli parçası olan Kanatlı Denizatı Broşu’nu sahtesiyle değiştirip yurt dışına kaçırdı. Tekrar Almanya’da bulunan broş geri istendi ve nihayet Türkiye’ye teslim edildi. Uşak’ta korunamayacağı gerekçesiyle şimdi Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergileniyor.
Kanatlı Denizatı Broşunun müzeye geldiği gün koşa koşa görmeye gittim. Benim gibi yüzlerce insan tarihten gelen bu küçücük broşu görmeye gelmiş.
Tümülüslere giren ve hazineyi çalan 5 hırsızın başına gelenler, Karun’un laneti gerçekten varmış dedirtecek olaylar sinsilesi.
Hırsızlardan birisi yakalanınca hapse girmiş. Çıkınca çok zengin bir hayat sürmeye başlamış fakat bir gün felç olmuş. Ölünceye kadar yatalak kalan hırsızın öldüğünde bütün vücudu çürük içindeymiş.
İkinci hırsızın üç oğlunun birisi boğazı kesilerek, diğer ikisi de, trafik kazası geçirerek ölmüş.
Üçüncü hırsızın tek oğlu intihar etmiş, karısından ayrılmış. Dördüncüsü kafayı yemiş ve akıl hastanesine yatmış, diğeri ise çok acılar çekerek inleye, inleye ölmüş. Müze müdürü halen hapiste. İşte Karun’un laneti.

Tarihte insanlar mezar soyguncularından mezarlarını korumak için mezar taşlarına "bu mezara girenin Karun'un laneti üzerine olsun" diye beddua yazdırırlarmış.

Babil’den getirilen Yahudiler, Anadolu’da ilk Sardes’e yerleştirilmiş. Sardes’de Yahudilerin ibadet ettiği Sinagog  İ.S 160 yıllarında yapılmış.
Sardes Antik Kentinde çalışan görevliler yakındaki ağaçlardan topladıkları İri, dolgun Salihli kirazından bize de ikram ettiler kirazı toplayan elleriniz dert görmesin emi.

Yolumuzun üzerinde şimdi Manisa var. Tabi iki önce Manisa kebabı yenecek.

Manisa kebabı yıkılıyor. Masaya servis yapılınca 5 duyu organı da faaliyete geçti. Köfteler geldiğinde hala cızırdıyordu. İçimden bu tabağa şiir yazmak geldi.
 Bakırdan kap, kaçak.
Manisa kebap sıcak.
Hızlı yersem, ağzım yanacak.
Yemezsem, ağzımın suyu akacak.
Amaan yanarsa yansın, ne olacak.
Bir iki üç.
Bu tadı anlatmak güç.
Manisa Spor Kebap Salonu Sinema Park Caddesi No: 16 MANİSA

III. Murat adına Manisa 1592 yılında yaptırılan Muradiye Cami. Kesme taşlardan yapılmış. Caminin bir kısmı çocuk kütüphanesi ve müze olarak kullanılıyor.

Muradiye Cami müzesindeki taht saçağı.

Osmanlı döneminde hiç bir padişah güvenlik nedeniyle el öptürtmezmiş. Kaftanının etekleri öpünce el öptürmüş kadar olunurmuş. Tanzimat’tan sonra padişahların daha Avrupai giyinmesinden dolayı öpülecek etekleri olmadığından, saygıyı göstermek için taht saçakları öpülürmüş.